Unutabilsem..

Author: museboi /

Bazen yalnız kalmak gerekir.

Gizli arka bahçenizde hayal kurup sonra
tekrar dönersiniz normal hayatınıza.


Ama eğer güvenip de bu bahçenin
kapılarını açarsanız sevdiğiniz birine,artık kalkanlarınız kalkmıştır tümüyle
ve hiç olmadığı kadar yaralar alırsınız.


Ok gibi saplanıp parçalar iç
organlarınızı,ama çıkarıp atamazsınız da,çünkü beraberinde kendinizi de
parçalamanız gerekir.


Sonra bu yaralarla yaşamayı öğrenirsiniz,onlar da
sizin bir parçanızdır ne de olsa.

Her ne kadar unutmak istesek de unutmanın mümkün olmaması sanırım bu yaralardan.
Oysa umursamadığımız bir şeyi unutmak çok kolaydır.
Keşke kelimesini sevmem,bana zayıflığımı ve çaresizliğimi yüzüme vurduğu için.

Ama keşke unutabilseydim,umursamasaydım keşke,yaralarım kapanabilseydi keşke.

Bazen yalnız kalmak gerekir,gerçek yalnızlık gerekir bazen.


Onca kalabalığın içinde yalnız olmak,yalnızlığı yaşamak ve
anlaşılamamak,gerçekten yalnız olmaktan daha çok koyuyor.

Tek başıma olduğum zaman daha da acıyacak yüreğim biliyorum.
Çünkü bu yaralar bir şekilde sevdiğim,değer verdiğim insanlarla ilişkili.
Bana en büyük acıyı yaşatanlar hep sevdiklerim oldu nedense.
Aslında bütün bunlara,psikolog edasıyla mantıklı bir açıklama aramaktan da sıkıldım artık.
Neyin yasını tutuyorum.
Ne için ağlıyorum.
Bir kez daha hayatta yalnız olduğumu anladığım için mi?
Bunu zaten çok uzun zaman önce öğrendiğimi sanıyordum.
Meğer bir halt öğrenmemişim.
Hayatta karşılaştığımız ve tanıdığımız insanlar,hayatımıza girenler ve gidenler birer deneyim mi bilinmez ama, bir serüven işte.Belki de sırf hayatta başrolü oynamak , özgün olmak için yaşadığımız hayatı çekilmez kılıyorum.

Dün hem iyi ,hem kötü gün dostu dediğim insanın öncelik sırasında arkalarda yer aldığımı anladım ve başka dostlar edindiğini öğrendim.
Peki ben neden bir yedek bulmadım?
Çünkü bana böyle yapılmasını istemezdim.
Bu sanırım yine egomun tek olma ,özel olma mücadelesi başkalarının gözlerinde.Eee tabi altenatifinizin olması biraz gurur kırıyor.Bu arada her insanın özel olduğunu unutuyoruz.Kendimizin de özel olduğu siliniyor
bilincimizden,başkalarının ve daha çok insanın gözlerinin içinde kendimizi
görmek için yarışıp duruyoruz.Aslında mutlu olmak istediğimden de pek
emin değilim.Çünkü ben böyle mutluyum kederle,hüzünle,acıyla.Kim yapmış
şu mutluluğun tarifini de, uymak zorunda mıyız ki o meçhul yazarın
söylediklerine?Ben gözyaşlarıyla yıkanmak istiyorum.Doğmamışçocuğun
büyüyüp,hayatın acılarıyla yoğrulmasıyla dertlenip,ayrılmadığım
sevdiklerimin ayrılıklarıyla hüzünlenip,kendi yaşamadığım zorluklara ve
acılara ağlayıp belki de prova yapıyorum bu sahnede.Ne kadar iyi
oynarsam, o gün geldiğinde anca dayanabileceğimin bilincindeyim.Ama
yine de ne farkeder ki hiç bir şey bu acıyı dindirmeye fayda etmiyor.Tek
umudum ise bir gün unutabilmek.