İntihar

Author: halil azak / Labels: ,

Yeniden doğabilmem için öldürmeliyim kendimi
Geride kül de kalmamalı 
Küllerinden do
ğmak değil benimkisi 
Tırna
ğımı etime geçirip boşaltmalıyım tüm kanı
Yoklu
ğumdan yeni bir ben yaratmalıyım
Yaratıyormu
ş gibi yapmalıyım
Tanrıyı oynarken kendimden vazgeçmeliyim
Bu gece bunu yapmalıyım 
Öldürmeliyim kendimi
Varlı
ğımı yokluğa ,yokluğumu yeniliğe dönüştürmeliyim
Hayatıma yeni bir ben katmalıyım
Senden benden bir parça kalmamalı 
Ne
şteri öyle ustaca kullanmalıyım ki 
Tek bir hasta hücre kalmamalı geride
Çıkıp da biri söylememeli seni bir yerden tanıyorum diye 
Tüm yüzler de
ğişmeli,tüm maskeler çöpe atılmalı bu gece
Hafızama söz geçirmeliyim 
Söküp atabilmeliyim aynı ne
şterle beynimin acı veren yerlerini
Geçmi
şten gelen hayaletler huzur bulmalı 
Tüm bu uyu
şukluktan sıyrılmalıyım
Tüm saplantılarımdan arınmalıyım
Yeniden do
ğabilmek için 
Bu gece bu i
şi halletmeli ve öldürmeliyim kendimi

Boş

Author: halil azak / Labels:

Yazmak boş bugün,bu an bu fırtına

Dünya küsmüşse gururumdan

Sevgili anladıysa kırıldığımı

Buna rağmen bırakıp gittiyse yalnız başıma

Söz verip de sevdiklerim caydıysa benden

Ben gururuma sarıldıysam büyük bir inatla

şşsem ,gülmemişsem bu kez..

Ağlamışsam ,nefret etmişsem halime gülenlere

Ben bugün boşsam

Hissettiğime bir isim koyamıyorsam..

Nedir ne olacak bir fikrim yoksa..

Beklemekten yorulduysam ama hala bekliyorsam..

Var mı bir çaresi kendimi bir kenara bırakmadan..

Halil azak..

 

Gidiyorum

Author: halil azak /

Neden üzgünüm bu kadar?

Neden Kırıldım ki?

ş kapının dış mandalıydı oysa ,

Ruhumdaki tüm mahreme şahit olmuştu

Tüm maskelerim düşştü,

Paramparçaydı kalkanım ,zırhım

En ufak bir espri bile yaralamaya yetiyordu kalbimi

Anlamamıştı,anlayamazdı.

Bilmiyordu ,anlatamamıştım belki de,

Beni hep o ilk hadiseyle hatırlayacak ve her seferinde dile getirecekti

Böyle mi olmalıydı ?

Başlamadan bitmeli demiştim.

Şimdi daha mı mutluyum?

Kaf dağında yaşadığım ve bitirdiğim sevgiler tükettim belki de bizzat ben.

Hata bende miydi bilmiyorum,ortada bir hata olması da gerekmezdi.

Seven bir kalpti tek dilediğm,olmayacaktı biliyordum.

Kalbim küt küt atarken üzüleceğimi bildiğim halde çekip giderken.

Yine o muğlak soru takıldı aklıma .

Gitmek mi zordu,yoksa kalmak mı?

Gitmek daha zormuş anladım.

şlerimde sakladığım bir ben vardı,çırılçıplak bir ben.

Şahit olmuştu işte ,hep 1-0 yeniktim onunla konuşurken.

O farkında değildi bunun.

Gururumla mücadele ettim ama olmadı.

Kendimi kandırdım belki de.

Olması gereken veya gerekmeyen her ne ise işte.

Olmuştu olan..

Dönüşü var mıydı,cesaret edebilir miydim?

Sevmiş miydim gerçekten

Yoksa hayali de olsa sonsuz bir aşk mı yaşamaktı tek arzum?

Biliyordum herşeyin bir ömrü vardı hayatta..

Ama aşk ölümsüz olmalıydı..

Öldürmeden içini boşaltıp ,doldurmak ve vitrine koymak mıydı aşk?

Soğuk ve donuk gözlerle bana bakan aşk bu muydu?

Aşkı yaşamadan sahibi olunabilir miydi?

Yoksa o mu bizim sahibimiz oluyordu?

Dokunmadan öpmeden sevebilir miydim birini

Kıskanabilir miydim?

Ben miydim yine asıl sorun?

Beni sevmeyen birini sevmeyi kaldıramamıştı bünyem..

Bir aşk daha tükendi böylece..

Halil azak 

Kayboldum

Author: halil azak / Labels:

Olmuyor yazmak istemiyorum işte..Koşabilseydim,bağırabilseydim dalgalara karşı..

İçim acıyor,kavruluyor ve her seferinde biraz daha eksiliyorum..Duymak istediğim çok zor olmamalıydı..Bütün cümleler kopuk anlamsız kalıyor,yazamıyorum işte..Bitmemiş her biri..Bu zamana kadar beni insanların çatallı dillerinden koruyan egomdu,dimdik ayakta durmamı sağlayan,kendimi önemsememe sebep olan,,ezik bir insan olmadım ama ezildim her seferinde..Uyuyordum,uyuduğumu sanmıştım,bağırmak istiyordum,yardım istiyordum ama sesim çıkmıyordu bir türlü..Kabus muydu gerçek miydi?Başımın etrafında dönen insan ötesi kötücül sesler de neydi öyle,dehşete düşştüm..Yalnız kalmaya mecburdum,,eninde sonunda bitecekti,herşeyin bir sonu vardı biliyordum..Beni yalnız bırakma demiştim,egom ortalıklarda yoktu o sıralarda..Söz vermişti..İmkansız bir hayale kaptırmıştım kendimi..Duymak istediğimdi söylediği..İmkansız olduğunun farkındaydım..Çünkü yalnızlık er ya da geç yakalıyordu ucundan..Hiç bitmesin istemiştim,sonsuz olsun istemiştim..Düşlerimden uyanmamı sağladı gerçeklerin..Sözleri saçma ve uydurma bir çocuk  şarkısı tutturmuştum..Hayır yavrucağım uyan ,dünya bildiğin gibi değil,şımarma çocuğum elma şekeri almam sana sonra..Bu gün güneşdoğmayacak,bugün deniz düşlerimde mavi değil..Boğulurken hissettiğim gibi karanlık ve hiç olmadığı kadar beyaz..Ölüm kadar sıcak ve sokulgan.Hayal miydi?Yoksa gerçekten ölüyor muydum?Ağzımdan baloncuklar çıkarken,zihnim hiç olmadığı kadar açıktı,sanki dışarda kendimi izliyor gibiydim.Gözlerimde hayat akarken yokluğu hissetmiş bir küçük çocuktum ben..Nasıl barınabilirdi içimde nefret,hiçtim biliyordum ,bir gün bir böcek gibi ezilebilirdim bir arabanın altında..Kanatlarım ne zaman kırıldı,yarası ne zaman kabuk bağladı farketmedim..Aşk neydi peki? Uydurduğumuz bir şey miydi?Öyleyse kendimizi üzmeye neden meraklıydık bu kadar..Tuhaf hala kendi çerçevemden bakıyorum hayata,çok tuhaf olmalı bu..Kendimi anlayabiliyorum en çok, bu da çok tuhaf,kendime kızıyorum,kendimden nefret ediyorum,kendimi seviyorum en çok..Çok tuhaf hem de çok..Bir yerde bir hata var ama nerde pek de umrumda değil..Neyin davasını güdüyorum..Kendime neden bu kadar çok soru soruyorum..Delilik alameti olsa gerek,ama yok deliler deli olduklarını kabul etmezlerdi di mi..Sulara atsam kendimi bu kış vakti alır mı tekrar kucağına beni,sıcak gelir mi yine eskisi gibi..

Boşlukta yürümeyi öğrenmiştim ,pratik yapmıştım bu yaşıma kadar..İnsanların beni anlaması için  illa tüm hikayemi anlatmam mı gerekmişti,ne gerek vardı buna..Yaşıyordum işte geçmişgeçmişti,ama bırakmıyordu bir türlü peşimizi..Aşmak gerekiyordu bazı şeyleri..Kolay olan mıydı,kolay olanı mı seçmiştim..Asıl terkeden sözlere döken miydi gerçekten..Yoksa her terkeden o son sözü mü bekliyordu benim gibi,herşeyi unutup sarılmak için boynuna..Gitme seni seviyorum işte aptal..çocukluk yapma seni seviyorum denmesini mi..Büyüdükçe hüznüm yalnızlıklara karışıyor..Mutlu olmak haram galiba..Mutlu olmak için gelmedik sanırım dünyaya..Mutlak mutluluk diye bir şey yoktu işte, o da geçici bir ruh haliydi..Kendimi mi kandırdım..İstediğim maddi bir beklenti yoktu hayattan..Uyumaya korkuyorum tekrar boğazım kilitlenir diye..Gözlerim dolup boşalırken,içimde sol yanımda bir sızı ciğerimi didiklerken,nefes alamıyorum..Kabusumdan uyandım,uyandım da ne oldu,yok olmuştum işte..

Vapurlarım da yoktu buşehirde,ne ederim de dökerim içimi..Beni anlayan bir sendin deniz..Karşılıklı bir sözleşme yapmıştık seninle..Ben yalnızlığını paylaşacaktım,sen de beni  dertlerimden,içimdekilerden arındıracaktın..Nerdesinşimdi,kokun bile çok uzak,ah bir rüzgar esse..Martıların çığlıkları dolsa kulaklarıma,yosun kokusunu çeksem içime..Yaa hayatımı kurtaran o adam ne yapıyordu acaba,yardıma ihtiyacı var mıydı,facebook'da bulabilir miydim kendisini,ne trajikomik..Şarkılar anlamını bilmeyince neden acıtır bu kadar,bu azerice komik geliyordu sana hani,neden yaktı içini şimdi,ne oluyor..

"aman aman aman
gel yanıma, ahu gözlüm 
şirin sözlüm
al kızıl hançeri
çal canıma aksın kanım
kurbanım o cana ben"

26.10.07 halil azak(balıkesir) saat:5 suları

 

 

 

Unutabilsem

Author: halil azak / Labels: , ,

    Bazen yalnız kalmak gerekir.Gizli arka bahçenizde hayal kurup sonra 
tekrar dönersiniz normal hayatınıza.Ama e
ğer güvenip de bu bahçenin 
kapılarını açarsanız sevdi
ğiniz birine,artık kalkanlarınız kalkmıştır tümüyle 
ve hiç olmadı
ğı kadar yaralar alırsınız.Ok gibi saplanıp parçalar iç 
organlarınızı,ama çıkarıp atamazsınız da,çünkü beraberinde kendinizi de 
parçalamanız gerekir.Sonra bu yaralarla ya
şamayı öğrenirsiniz,onlar da 
sizin bir parçanızdır ne de olsa.Her ne kadar unutmak istesek de 
unutmanın mümkün olmaması sanırım bu yaralardan.Oysa umursamadı
ğımız 
bir 
şeyi unutmak çok kolaydır.Keşke kelimesini sevmem,bana zayıflığımı ve 
çaresizli
ğimi yüzüme vurduğu için.Ama keşke 
unutabilseydim,umursamasaydım ke
şke,yaralarım kapanabilseydi keşke. 

    Bazen yalnız kalmak gerekir,gerçek yalnızlık gerekir bazen.Onca 
kalabalı
ğın içinde yalnız olmak,yalnızlığı yaşamak ve 
anla
şılamamak,gerçekten yalnız olmaktan daha çok koyuyor.Tek başıma 
oldu
ğum zaman daha da acıyacak yüreğim biliyorum.Çünkü bu yaralar bir 
şekilde sevdiğim,değer verdiğim insanlarla ilişkili.Bana en büyük acıyı 
ya
şatanlar hep sevdiklerim oldu nedense.Aslında bütün bunlara,psikanaliz 
edasıyla mantıklı bir açıklama aramaktan da sıkıldım artık.Neyin yasını 
tutuyorum.Ne için a
ğlıyorum.Bir kez daha hayatta yalnız olduğumu 
anladı
ğım için mi?Bunu zaten çok uzun zaman önce öğrendiğimi 
sanıyordum.Me
ğer bir halt öğrenmemişim.Hayatta karşılaşğımız ve 
tanıdı
ğımız insanlar,hayatımıza girenler ve gidenler birer deneyim mi 
bilinmez ama, bir serüven i
şte.Belki de sırf hayatta başrolü oynamak , 
özgün olmak için ya
şadığımız hayatı çekilmez kılıyorum.Dün hem iyi ,hem 
kötü gün dostu dedi
ğim insanın öncelik sırasında arkalarda yer aldığımı 
anladım ve ba
şka dostlar edindiğini öğrendim.Peki ben neden bir yedek 
bulmadım?Çünkü bana böyle yapılmasını istemezdim.Bu sanırım yine 
egomun tek olma ,özel olma mücadelesi ba
şkalarının gözlerinde.Eee tabi 
altenatifinizin olması biraz gurur kırıyor.Bu arada her insanın özel 
oldu
ğunu unutuyoruz.Kendimizin de özel olduğu siliniyor 
bilincimizden,ba
şkalarının ve daha çok insanın gözlerinin içinde kendimizi 
görmek için yarı
şıp duruyoruz.Aslında mutlu olmak istediğimden de pek 
emin de
ğilim.Çünkü ben böyle mutluyum kederle,hüzünle,acıyla.Kim yapmış 
şu mutluluğun tarifini de, uymak zorunda mıyız ki o meçhul yazarın 
söylediklerine?Ben gözya
şlarıyla yıkanmak istiyorum.Doğmamışçocuğun 
büyüyüp,hayatın acılarıyla yo
ğrulmasıyla dertlenip,ayrılmadığım 
sevdiklerimin ayrılıklarıyla hüzünlenip,kendi ya
şamadığım zorluklara ve 
acılara a
ğlayıp belki de prova yapıyorum bu sahnede.Ne kadar iyi 
oynarsam, o gün geldi
ğinde anca dayanabileceğimin bilincindeyim.Ama 
yine de ne farkeder ki hiç bir 
şey bu acıyı dindirmeye fayda etmiyor.Tek 
umudum ise bir gün unutabilmek. 

Halil azak

 

 

 

Zeus Altarı

Author: halil azak / Labels:


Mistik varolu
şum,yokluğumu doğurdu bugün.

Hiç olmak ne de güzelmiş.

Varolmanın hafifliğiyle yokluğu duyumsamak...

Dünyanın tam merkezinde,

Zeusun kendini Tanrı sandığı yerde,

Tanrıyı tümüyle içinde hissetmek,

Dayanılmaz huzuru ve anlam veremediğim neşeyi.

Kadim zeytin ağacının kavuğunda,

Afroditin Adonise aşık olduğu yerde.

Doğayla bir olmak ve özümsemek,ruhunda eritmek.

Fütursuzca dolaşan ruhların arasında Panın flütü çalındı kulağıma.

Ne de güzel bir düş gördüm bu gün.

Yolculuk bitti,yitip gitti ve uyandım sonra...

Halil azak