Umut Yolcusu

Author: museboi /

Bugün farklı bir sabaha uyandım ,
Düşlerimde gördüğüm , bugün gözkırptı bana.
Nicedir boşluktaydım ve nicedir beklemekteydim umut içinde hatırlamıyorum ..
Umut teknesinin daimi yolcusuydum..
Boğazın pırıltılarından bile ışıl ışıldı bana bakan gözleri.
İçim ısındı ,kendime geldim silkelendim,davetkar değildi çünkü davete lüzum yoktu ,ışıltısını paylaşmaktan çekinmeyen bir fenerdi bizzat..
Yarın ne olur diye düşünmediğim nadir günlerdendi bugün..
İstanbul hiç bu kadar güzel gözükmemişti gözüme ..
Kafamda yarattığım evren bile daha parlak ve umut dolu değildi..
Konuşmasam ,hiç bir şey yapmasam ,hiç bir şey yapmasak dahi mutlu etmeye yetiyordu beni ,bu evrende böyle bir yaratılmışın varolduğunu bile bilmek başlı başına mutluluk sebebiydi..
Ne zamandan beri umut teknesinde seferdeyim hatırlamıyorum, ama sanırım artık bir sonraki limanda inmeli ve kök salmalı hayata ,çünkü artık umut yolcusu değilim ,umudun kendisiyim..
Birazdan yokolacağımı bilsem dahi kafamdaki tek resim ışıl ışıl gözlerin, Teşekkürler…..

Sırça Kalp

Author: museboi /

Bulup bulabileceğin en nadide parçadır senin için.
Düşürüp kırmaktan korkarsın.
Kimseyle paylaşmak istemezsin ,sadece senin olsun istersin.
Ama sırça bir kalp kolay bulunmaz ve ışığına kapılan da sadece sen değilsindir.
Sen seviyorsun diye sırça kalp de seni sevmek zorunda değildir üstelik.
Bunu bilirsin de ,bilmenin pek bir faydası yoktur,tam aksine daha çok acıtır bilmek.
Nerede nasıl taşıyacağını bilemezsin.
Her an kıracakmış ya da kaybedecekmiş korkusuyla gezersin.
Işığın tüm renklerini yansıtan sırça kalp kırılganlığının bilince midir bilinmez ama ,
Bulmaktan ümidi kestiğin anda karşına çıkan o sırça kalp senin kalbin olmuştur bundan böyle.
Sırça kalp bundan haberdar olsa da olmasa da o görevini yapmıştır.
Kalbinin yerine geçerek kırılganlığıyla tanıştırır seni,sen de kırılgansındır artık.
Sırça kalbim kırılırsa ben de tuz buz olurum böylece..
Ve eğer bir gün ayrılık vakti gelip de kanatlanıp uçarsa sırça kalbim ,
dua ederim ihtiyatlı eller korusun seni,ardında bıraktığın ışıltılar da tesellim olsun…

27 Ağustos 2009 saat 1:16 İstanbul..

Unutabilsem..

Author: museboi /

Bazen yalnız kalmak gerekir.

Gizli arka bahçenizde hayal kurup sonra
tekrar dönersiniz normal hayatınıza.


Ama eğer güvenip de bu bahçenin
kapılarını açarsanız sevdiğiniz birine,artık kalkanlarınız kalkmıştır tümüyle
ve hiç olmadığı kadar yaralar alırsınız.


Ok gibi saplanıp parçalar iç
organlarınızı,ama çıkarıp atamazsınız da,çünkü beraberinde kendinizi de
parçalamanız gerekir.


Sonra bu yaralarla yaşamayı öğrenirsiniz,onlar da
sizin bir parçanızdır ne de olsa.

Her ne kadar unutmak istesek de unutmanın mümkün olmaması sanırım bu yaralardan.
Oysa umursamadığımız bir şeyi unutmak çok kolaydır.
Keşke kelimesini sevmem,bana zayıflığımı ve çaresizliğimi yüzüme vurduğu için.

Ama keşke unutabilseydim,umursamasaydım keşke,yaralarım kapanabilseydi keşke.

Bazen yalnız kalmak gerekir,gerçek yalnızlık gerekir bazen.


Onca kalabalığın içinde yalnız olmak,yalnızlığı yaşamak ve
anlaşılamamak,gerçekten yalnız olmaktan daha çok koyuyor.

Tek başıma olduğum zaman daha da acıyacak yüreğim biliyorum.
Çünkü bu yaralar bir şekilde sevdiğim,değer verdiğim insanlarla ilişkili.
Bana en büyük acıyı yaşatanlar hep sevdiklerim oldu nedense.
Aslında bütün bunlara,psikolog edasıyla mantıklı bir açıklama aramaktan da sıkıldım artık.
Neyin yasını tutuyorum.
Ne için ağlıyorum.
Bir kez daha hayatta yalnız olduğumu anladığım için mi?
Bunu zaten çok uzun zaman önce öğrendiğimi sanıyordum.
Meğer bir halt öğrenmemişim.
Hayatta karşılaştığımız ve tanıdığımız insanlar,hayatımıza girenler ve gidenler birer deneyim mi bilinmez ama, bir serüven işte.Belki de sırf hayatta başrolü oynamak , özgün olmak için yaşadığımız hayatı çekilmez kılıyorum.

Dün hem iyi ,hem kötü gün dostu dediğim insanın öncelik sırasında arkalarda yer aldığımı anladım ve başka dostlar edindiğini öğrendim.
Peki ben neden bir yedek bulmadım?
Çünkü bana böyle yapılmasını istemezdim.
Bu sanırım yine egomun tek olma ,özel olma mücadelesi başkalarının gözlerinde.Eee tabi altenatifinizin olması biraz gurur kırıyor.Bu arada her insanın özel olduğunu unutuyoruz.Kendimizin de özel olduğu siliniyor
bilincimizden,başkalarının ve daha çok insanın gözlerinin içinde kendimizi
görmek için yarışıp duruyoruz.Aslında mutlu olmak istediğimden de pek
emin değilim.Çünkü ben böyle mutluyum kederle,hüzünle,acıyla.Kim yapmış
şu mutluluğun tarifini de, uymak zorunda mıyız ki o meçhul yazarın
söylediklerine?Ben gözyaşlarıyla yıkanmak istiyorum.Doğmamışçocuğun
büyüyüp,hayatın acılarıyla yoğrulmasıyla dertlenip,ayrılmadığım
sevdiklerimin ayrılıklarıyla hüzünlenip,kendi yaşamadığım zorluklara ve
acılara ağlayıp belki de prova yapıyorum bu sahnede.Ne kadar iyi
oynarsam, o gün geldiğinde anca dayanabileceğimin bilincindeyim.Ama
yine de ne farkeder ki hiç bir şey bu acıyı dindirmeye fayda etmiyor.Tek
umudum ise bir gün unutabilmek.

Kayboldum..

Author: museboi /



Olmuyor yazmak istemiyorum işte..Koşabilseydim,bağırabilseydim dalgalara karşı..

İçim acıyor,kavruluyor ve her seferinde biraz daha eksiliyorum..Duymak istediğim çok zor olmamalıydı..Bütün cümleler kopuk anlamsız kalıyor,yazamıyorum işte..Bitmemiş her biri..Bu zamana kadar beni insanların çatallı dillerinden koruyan egomdu,dimdik ayakta durmamı sağlayan,kendimi önemsememe sebep olan,,ezik bir insan olmadım ama ezildim her seferinde..Uyuyordum,uyuduğumu sanmıştım,bağırmak istiyordum,yardım istiyordum ama sesim çıkmıyordu bir türlü..Kabus muydu gerçek miydi?Başımın etrafında dönen insan ötesi kötücül sesler de neydi öyle,dehşete düşmüştüm..Yalnız kalmaya mecburdum,,eninde sonunda bitecekti,herşeyin bir sonu vardı biliyordum..Beni yalnız bırakma demiştim,egom ortalıklarda yoktu o sıralarda..Söz vermişti..İmkansız bir hayale kaptırmıştım kendimi..Duymak istediğimdi söylediği..İmkansız olduğunun farkındaydım..Çünkü yalnızlık er ya da geç yakalıyordu ucundan..Hiç bitmesin istemiştim,sonsuz olsun istemiştim..Düşlerimden uyanmamı sağladı gerçeklerin..Sözleri saçma ve uydurma bir çocuk şarkısı tutturmuştum..Hayır yavrucağım uyan ,dünya bildiğin gibi değil,şımarma çocuğum elma şekeri almam sana sonra..Bu gün güneşdoğmayacak,bugün deniz düşlerimde mavi değil..Boğulurken hissettiğim gibi karanlık ve hiç olmadığı kadar beyaz..Ölüm kadar sıcak ve sokulgan.Hayal miydi?Yoksa gerçekten ölüyor muydum?Ağzımdan baloncuklar çıkarken,zihnim hiç olmadığı kadar açıktı,sanki dışarda kendimi izliyor gibiydim.Gözlerimde hayat akarken yokluğu hissetmiş bir küçük çocuktum ben..Nasıl barınabilirdi içimde nefret,hiçtim biliyordum ,bir gün bir böcek gibi ezilebilirdim bir arabanın altında..Kanatlarım ne zaman kırıldı,yarası ne zaman kabuk bağladı farketmedim..Aşk neydi peki? Uydurduğumuz bir şey miydi?Öyleyse kendimizi üzmeye neden meraklıydık bu kadar..Tuhaf hala kendi çerçevemden bakıyorum hayata,çok tuhaf olmalı bu..Kendimi anlayabiliyorum en çok, bu da çok tuhaf,kendime kızıyorum,kendimden nefret ediyorum,kendimi seviyorum en çok..Çok tuhaf hem de çok..Bir yerde bir hata var ama nerde pek de umrumda değil..Neyin davasını güdüyorum..Kendime neden bu kadar çok soru soruyorum..Delilik alameti olsa gerek,ama yok deliler deli olduklarını kabul etmezlerdi di mi..Sulara atsam kendimi bu kış vakti alır mı tekrar kucağına beni,sıcak gelir mi yine eskisi gibi..

Boşlukta yürümeyi öğrenmiştim ,pratik yapmıştım bu yaşıma kadar..İnsanların beni anlaması için illa tüm hikayemi anlatmam mı gerekmişti,ne gerek vardı buna..Yaşıyordum işte geçmişgeçmişti,ama bırakmıyordu bir türlü peşimizi..Aşmak gerekiyordu bazı şeyleri..Kolay olan mıydı,kolay olanı mı seçmiştim..Asıl terkeden sözlere döken miydi gerçekten..Yoksa her terkeden o son sözü mü bekliyordu benim gibi,herşeyi unutup sarılmak için boynuna..Gitme seni seviyorum işte aptal..çocukluk yapma seni seviyorum denmesini mi..Büyüdükçe hüznüm yalnızlıklara karışıyor..Mutlu olmak haram galiba..Mutlu olmak için gelmedik sanırım dünyaya..Mutlak mutluluk diye bir şey yoktu işte, o da geçici bir ruh haliydi..Kendimi mi kandırdım..İstediğim maddi bir beklenti yoktu hayattan..Uyumaya korkuyorum tekrar boğazım kilitlenir diye..Gözlerim dolup boşalırken,içimde sol yanımda bir sızı ciğerimi didiklerken,nefes alamıyorum..Kabusumdan uyandım,uyandım da ne oldu,yok olmuştum işte..

Vapurlarım da yoktu buşehirde,ne ederim de dökerim içimi..Beni anlayan bir sendin deniz..Karşılıklı bir sözleşme yapmıştık seninle..Ben yalnızlığını paylaşacaktım,sen de beni dertlerimden,içimdekilerden arındıracaktın..Nerdesinşimdi,kokun bile çok uzak,ah bir rüzgar esse..Martıların çığlıkları dolsa kulaklarıma,yosun kokusunu çeksem içime..Yaa hayatımı kurtaran o adam ne yapıyordu acaba,yardıma ihtiyacı var mıydı,facebook'da bulabilir miydim kendisini,ne trajikomik..Şarkılar anlamını bilmeyince neden acıtır bu kadar,bu azerice komik geliyordu sana hani,neden yaktı içini şimdi,ne oluyor..

"aman aman aman
gel yanıma, ahu gözlüm şirin sözlüm
al kızıl hançeri
çal canıma aksın kanım
kurbanım o cana ben"

26.10.07 halil azak(balıkesir) saat:5 suları

Gidiyorum

Author: museboi /

Neden üzgünüm bu kadar?
Neden Kırıldım ki?
Dış kapının dış mandalıydı oysa ,
Ruhumdaki tüm mahreme şahit olmuştu
Tüm maskelerim düşmüştü,
Paramparçaydı kalkanım ,zırhım
En ufak bir espri bile yaralamaya yetiyordu kalbimi
Anlamamıştı,anlayamazdı.
Bilmiyordu ,anlatamamıştım belki de,
Beni hep o ilk hadiseyle hatırlayacak ve her seferinde dile getirecekti
Böyle mi olmalıydı ?
Başlamadan bitmeli demiştim.
Şimdi daha mı mutluyum?
Kaf dağında yaşadığım ve bitirdiğim sevgiler tükettim belki de bizzat ben.
Hata bende miydi bilmiyorum,ortada bir hata olması da gerekmezdi.
Seven bir kalpti tek dilediğm,olmayacaktı biliyordum.
Kalbim küt küt atarken üzüleceğimi bildiğim halde çekip giderken.
Yine o muğlak soru takıldı aklıma .
Gitmek mi zordu,yoksa kalmak mı?
Gitmek daha zormuş anladım.
Düşlerimde sakladığım bir ben vardı,çırılçıplak bir ben.
Şahit olmuştu işte ,hep 1-0 yeniktim onunla konuşurken.
O farkında değildi bunun.
Gururumla mücadele ettim ama olmadı.
Kendimi kandırdım belki de.
Olması gereken veya gerekmeyen her ne ise işte.
Olmuştu olan..
Dönüşü var mıydı,cesaret edebilir miydim?
Sevmiş miydim gerçekten
Yoksa hayali de olsa sonsuz bir aşk mı yaşamaktı tek arzum?
Biliyordum herşeyin bir ömrü vardı hayatta..
Ama aşk ölümsüz olmalıydı..
Öldürmeden içini boşaltıp ,doldurmak ve vitrine koymak mıydı aşk?
Soğuk ve donuk gözlerle bana bakan aşk bu muydu?
Aşkı yaşamadan sahibi olunabilir miydi?
Yoksa o mu bizim sahibimiz oluyordu?
Dokunmadan öpmeden sevebilir miydim birini
Kıskanabilir miydim?
Ben miydim yine asıl sorun?
Beni sevmeyen birini sevmeyi kaldıramamıştı bünyem..
Bir aşk daha tükendi böylece..

Boş

Author: museboi /

Yazmak boş bugün,bu an bu fırtına
Dünya küsmüşse gururumdan
Sevgili anladıysa kırıldığımı
Buna rağmen bırakıp gittiyse yalnız başıma
Söz verip de sevdiklerim caydıysa benden
Ben gururuma sarıldıysam büyük bir inatla
Düşmüşsem ,gülmemişsem bu kez..
Ağlamışsam ,nefret etmişsem halime gülenlere
Ben bugün boşsam
Hissettiğime bir isim koyamıyorsam..
Nedir ne olacak bir fikrim yoksa..
Beklemekten yorulduysam ama hala bekliyorsam..
Var mı bir çaresi kendimi bir kenara bırakmadan..

İntihar

Author: museboi /

Yeniden doğabilmem için öldürmeliyim kendimi
Geride kül de kalmamalı
Küllerinden doğmak değil benimkisi
Tırnağımı etime geçirip boşaltmalıyım tüm kanı
Yokluğumdan yeni bir ben yaratmalıyım
Yaratıyormuş gibi yapmalıyım
Tanrıyı oynarken kendimden vazgeçmeliyim
Bu gece bunu yapmalıyım
Öldürmeliyim kendimi
Varlığımı yokluğa ,yokluğumu yeniliğe dönüştürmeliyim
Hayatıma yeni bir ben katmalıyım
Senden benden bir parça kalmamalı
Neşteri öyle ustaca kullanmalıyım ki
Tek bir hasta hücre kalmamalı geride
Çıkıp da biri söylememeli seni bir yerden tanıyorum diye
Tüm yüzler değişmeli,tüm maskeler çöpe atılmalı bu gece
Hafızama söz geçirmeliyim
Söküp atabilmeliyim aynı neşterle beynimin acı veren yerlerini
Geçmişten gelen hayaletler huzur bulmalı
Tüm bu uyuşukluktan sıyrılmalıyım
Tüm saplantılarımdan arınmalıyım
Yeniden doğabilmek için
Bu gece bu işi halletmeli ve öldürmeliyim kendimi